steve jobs

Migros’un Temel Yetkinlikleri ve Liderler

Olcay Yılmaz‘ı tanıyor musunuz? Kendisi Migros İnsan Kaynakları Grup Müdürü. Aynı zamanda bir Endüstri Mühendisi. Benim almak üzere olduğum mesleki sıfatı yıllar önce almış bir isim. Çoğu insan için bir Endüstri Mühendisi olarak alakasız bir bölüme başkanlık yapıyor; fakat böyle düşünenler yanılıyor. Çünkü aslında bu bölümünde Endüstri Mühendislerine, onların bakış açılarına ve onların yönetim kabiliyetlerine fazlasıyla ihtiyacı var. Zaten Migros, İnsan Kaynakları Departmanı içerisinde özellikle Yetenek Yönetimi, Performans Yönetimi, İK Planlama gibi bölümlere birçok Endüstri Mühendisi istihdam etmiş durumda. Bunun bilincinde olan her kurum da Migros gibi sürdürülebilir bir başarıyı elde edecektir.

Kasım 2011’de İnsan Kaynakları ve Yönetim dergisinde Olcay Yılmaz’ın bir röpotajına yer verilmiş. Burada Olcay Yılmaz, Migros’ta temel yetkinlikleri eşleştirdikleri liderlere değinmiş. Umarım hepinize ilham kaynağı olur. (Kaynak: http://www.hrdergi.com/tr/dergi/kasim-2011/soru-cevap-ik-yonetici-anketi/2044.aspx)

İçindeki Walt Disney’e ışık tut : Müşterini memnun etmek senin işin,

İçindeki Steve Jobs’a ışık tut : Sürekli yenilenmek senin işin,

İçindeki Lance Armstrong’a ışık tut : Azimle hedefe varmak senin işin,

İçindeki Pierluigi Collina’ya ışık tut : Güven vermek senin işin,

İçindeki Michael Schumacher’e ışık tut : Hızla karar vermek senin işin.

Hadi bu liderlerin önünüzdeki karanlığı aydınlatmasına izin verin. Onların ışığı süreçlerinizi iyileştirsin, sizi müşterinize yaklaştırsın ve sizi hedefinize ulaştırsın. Yukarıda yazan herşey sizin gibi başarıya ulaşmak isteyen tüm öğrenciler ve tüm profesyoneller için yol haritası olacak kavramlar. Aslında Migros bu yaklaşımıyla tüm süreçlerini son derece basite indirgiyor. Aynı zamanda Müşteri Odaklı bir yönetimi esas alıyor. Tabanlarını böyle Müşteri Odaklı kurgulayan hiçbir firma yenilgiyi tadmayacaktır.

Migros, “Perakende eğlenceli bir iştir!” diyor. Bence her iş eğlencelidir. Bu yüzden tad almasını bilmeli. Peki siz işinizi eğlenceli olarak nitelendiriyor musunuz?

Eğer firmanızda bir kasiyer, görevini insanları kazanmak olarak tanımlarsa korkmayın. Ya da siz böyle tanımlıyorsanız. Ama bununla da yetinmeyin. Her çalışanınızın işine aynı tutkuyla sarılmasını ve yüzünü müşterinize dönmesini sağlayın.

Son olarak Olcay Yılmaz röportajında kariyer planlama sloganlarından bahsetmiş. Çok güzel ve çok yaratıcı.

“Hayallerimin alışverişindeyim, geleceğim bu sepetin içinde.” 

Şu an ben de bu kurumda çalışıyorum. Aslında sadece Proje Stajyeri’yim. Ama Part Time Memur da diyebilirsiniz bana. Öncesinde de Migros’ta 2 yıl kasiyer ve danışma görevlisi olarak çalıştım. Sanırım hayalimin alışverişine başladım. Belki de şu an sadece markette reyonlara bakıp, sepeti henüz boş olan biriyim. Fakat hayal ettiğiniz ve geleceğinizi öngördüğünüz sürece sepetiniz dolmuş demektir.  Çünkü önemli olan başlamak.

Atalarımızın dediği gibi : “Biz seferden sorumluyuz, zaferden değil”. Çok doğru bir söz. Ama ben biliyorum ki zaferi sadece yürekten isteyenler kazanır.

Resim: http://www.migroskurumsal.com/Basin-Aciklamasi.aspx?BasinAciklamasiID=103&height=500&width=600

Gerçek Tasarıma Yürüyüş

Uzun zamandır bloguma bir şeyler yazmak istiyorum. Elimde olmayan aksaklıklarla, zaman yaratamama sendromu birleşince bir türlü yazamadım.

En son yazımı şöyle bitirmişim: ” Unutmayın iyi bir tasarım ürünün satış performansını arttırır. Rafta farkedilmeyi kolaylaştırır. Ürünü akıllara kazır. Peki ama tasarım sadece bir ürünün nasıl göründüğü müdür? Bir sonraki yazımda da buna değineceğim…”

Öyleyse kaldığım yerden devam edeyim…

Tasarım bir ürünü, ürün yapan her şey demektir. Ürünün rafta ayrışmasını sağlayan ambalaj tasarımları ise sadece tasarımın bir ayağını oluşturur. Görünüş ilk temasta çok önemlidir. Ama süreklilik içerikle sağlanır.

Bu yüzden içeriğin tasarlanma aşamasına odaklanmak zorundayız. Bu aşamanın ciddiyetini de genç Otomotiv Tasarımcısı Turgut Alkım Tutumlu’nun tasarımcılar ile ilgili söylediği bir söz ile aktarmak istiyorum: “Tasarımcılar bulundukları fabrikaların tanrılarıdır.”

Bu çok iddialı ve çok vurucu bir söz. Katılırsınız ya da katılmazsınız. Fakat tasarımın ne kadar önemli olduğunu anlamanızı sağlamıştır umarım.

Bu konu madem bu kadar mühim ve madem içerikle ilgili, öyleyse öncelikle pazar/müşteri beklentilerini sağlamak odaklı bir yaklaşıma sahip olmak gerekir. Bir ürün bu amaçla geliştirilir. Prof. Yılmaz Taptık’ın dediği gibi geliştirilmiş tüm ürün ve hizmet müşteri problemlerinin çözümü için bir tekliftir. Döngü problemden başlar. Dolayısıyla müşteriden. Zaten üretim bu yüzden müşteri odaklı olmalıdır. Üretilen ürün de dolayısıyla bu yaklaşım ile oluşturulmalıdır. Buna da kısaca “Bir firmayı pazardan bakış açısıyla yönetmek.” (Prof. Yılmaz Taptık) diyebiliriz.

O zaman elimizde bir problem var. Müşterinin sesini de dinledik. Çözümü üretiyoruz. Artık bir ürün tasarlama aşamasındayız. Tasarımın ise sadece ufak bir kısmının dış görünüm olduğunda hem fikir olduğumuzu düşünüyorum. Peki geri kalanı ne?

Garvin buna açıklık getirmiş. Onun bakış açısıyla tasarımın basamakları:

1- Performans

2- Özellikler

3- Güvenilirlik

4- Uygunluk

5- Sağlamlık

6- Servis verilebilirlik

7- Estetik

8- Güvenlik 

9- Diğer gerekler

Bunların hepsi de ürüne dahil olan kavramlar. Her üründe bunların yüzdesi değişir. Değişmelidir de. Çünkü esas olan müşteridir. Müşterinin beklentilerini karşılayacak kalitede ürünü, en uygun maliyetle üretmeliyiz. Bir maddenin içeriğine ağırlık verirken, diğerinin etkisini azaltabilir, bir diğerini tamamen ürünümüzden yok edebiliriz.

Performans, bir ürünün fonksiyonel özellikleridir. Belki de en önemli kısımlardan biridir. Müşterinin ürünü kolay kullanabilmesi, ürünün müşterinin ihtiyaçlarına cevap verebilmesi ve tasarımın ergonomik olması gerekir.

Özellikler zaten ürün içerisinde olan temel karakteristiklere eklenen ekstralardır. Beklenti ötesine ulaşmada bir adımdır. Biraz daha ürün odaklı bir yaklaşımı ifade etse bile önemlidir.

Görünüm, hissediliş, tad, ses, koku gibi etmenlerde estetik çatısı altında toplanmaktadır.

Sonuç olarak tasarım aşaması sadece estetik özellikler demek değildir. Eğer böyle sanarsanız yanılırsınız; ve diğer basamakları ıskalarsanız, pazarda yok olursunuz.

Bakın Steve Jobs ne demiş:

 ” Tasarım, sadece nasıl göründüğü ve hissettirdiği değildir. Tasarım, nasıl çalıştığıdır.”