Gelecek

Hedefler

hedef

Geçenlerde fark ettim, 2013 yılına girerken 20 adet hedef koymuşum kendime ve sonra unutmuşum. Heralde hedeflerime son bakmamın üzerinden 6 ay geçmiştir. Kaçını gerçekleştirdim dersiniz? Çok değil, sadece yarısını… Ama en acısı, arasından bir tanesini bir daha gerçekleştirme şansımın olmaması.

Gizlim yok. Bir sürpriz yapacaktım ona. Onu, yani babamı, annemle beraber Büyükada’ya götüreceğimi, acele etmeden, saatlerce onlarla sohbet edeceğimi, anılarını dinleyeceğimi yazmışım. Fakat olmadı. Hastaydı ve yılın yarısında evden çıkmakta zorlandı. Ama götürebilirdim. Olmadı.

Bu yüzden size tavsiyem, eğer 2014 yılı için hedeflerinizi yazarsanız, onu saklamamanız. Bırakın en görünür yerde kalsın. Her sabah okuyun ya da her sabah baktığınız aynanın köşesine iliştiriverin. Ama mutlaka gözünüzün önünde olsun. Yazdıklarınız kağıt üzerinde kaldıktan sonra ne önemi var? Önemli olan yazılanların, siz bir yılı sonlandırırken maziye yazılmış olmasıdır. Siz de o zaman mutlu olursunuz, o zaman geçmiş gülümsetir yüzünüzü.

Peki ne yazacaksınız 2014 yılı hedeflerinize? Gelişiminiz, yaratmak istediğiniz değer, başarılar tabi ki önemli ve tabi ki üst sıralarda olması gereken maddeler. Ancak sakın sadece iş, kariyer, okul vb. maddelerle doldurmayın bir kağıdı. Aksine tasarladığınız ‘o an’larla, hayallerinizle, amaçlarınızla, sizi ve etrafınızdakileri güzelleştirecek, mutlu edecek şeylerle doldurun. Mesela sevdiğinizle kurduğunuz hayalleri yazın. Gelecek yıl, bu hayallerin kaçını gerçekleştirebilirsiniz? Unutmayın hayal kurmanın en güzel yanı, o hayalleri anılara dönüştürebilmektir. Bu da sizin elinizde. Fakat unutmayın, yazdıklarınız kendinize verdiğiniz sözlerdir aslında. Yapamayacağınız sözleri vermeyin. Ne kendinize ne de bir başkasına. Mesela ben bu konuda da başarılı olacağımı yazmışım hedeflerime. Ama çizdim üzerini. Olamadım. Hani bir söz vardır ya:

“Mutluyken söz verme, kızgınken cevap verme, üzgünken karar verme.”

Bu söz yaşam felsefelerinizden biri olsun. Susmanın, sessiz kalmanın değerini bilin. Konuşmadan önce  2 kere düşünün denir ya hani, bence 3-5 kere düşünmeli herkes. Konuşmak ya da bir kavgada haklı olmak önemli değildir. Önemli olan karşındakini kırmamaktır. Ne şimdi, ne de o an söylediğin bir laf veya verdiğin bir söz yüzünden daha sonra.

Bu arada söylediğim gibi ben bu cümleye hep uymaya çalışsam da, bir türlü tam anlamıyla beceremedim. Ama pes etmek yok. Çünkü değişim, sadece değişmek isteyenlerin başına gelir.

Migros’un Temel Yetkinlikleri ve Liderler

Olcay Yılmaz‘ı tanıyor musunuz? Kendisi Migros İnsan Kaynakları Grup Müdürü. Aynı zamanda bir Endüstri Mühendisi. Benim almak üzere olduğum mesleki sıfatı yıllar önce almış bir isim. Çoğu insan için bir Endüstri Mühendisi olarak alakasız bir bölüme başkanlık yapıyor; fakat böyle düşünenler yanılıyor. Çünkü aslında bu bölümünde Endüstri Mühendislerine, onların bakış açılarına ve onların yönetim kabiliyetlerine fazlasıyla ihtiyacı var. Zaten Migros, İnsan Kaynakları Departmanı içerisinde özellikle Yetenek Yönetimi, Performans Yönetimi, İK Planlama gibi bölümlere birçok Endüstri Mühendisi istihdam etmiş durumda. Bunun bilincinde olan her kurum da Migros gibi sürdürülebilir bir başarıyı elde edecektir.

Kasım 2011’de İnsan Kaynakları ve Yönetim dergisinde Olcay Yılmaz’ın bir röpotajına yer verilmiş. Burada Olcay Yılmaz, Migros’ta temel yetkinlikleri eşleştirdikleri liderlere değinmiş. Umarım hepinize ilham kaynağı olur. (Kaynak: http://www.hrdergi.com/tr/dergi/kasim-2011/soru-cevap-ik-yonetici-anketi/2044.aspx)

İçindeki Walt Disney’e ışık tut : Müşterini memnun etmek senin işin,

İçindeki Steve Jobs’a ışık tut : Sürekli yenilenmek senin işin,

İçindeki Lance Armstrong’a ışık tut : Azimle hedefe varmak senin işin,

İçindeki Pierluigi Collina’ya ışık tut : Güven vermek senin işin,

İçindeki Michael Schumacher’e ışık tut : Hızla karar vermek senin işin.

Hadi bu liderlerin önünüzdeki karanlığı aydınlatmasına izin verin. Onların ışığı süreçlerinizi iyileştirsin, sizi müşterinize yaklaştırsın ve sizi hedefinize ulaştırsın. Yukarıda yazan herşey sizin gibi başarıya ulaşmak isteyen tüm öğrenciler ve tüm profesyoneller için yol haritası olacak kavramlar. Aslında Migros bu yaklaşımıyla tüm süreçlerini son derece basite indirgiyor. Aynı zamanda Müşteri Odaklı bir yönetimi esas alıyor. Tabanlarını böyle Müşteri Odaklı kurgulayan hiçbir firma yenilgiyi tadmayacaktır.

Migros, “Perakende eğlenceli bir iştir!” diyor. Bence her iş eğlencelidir. Bu yüzden tad almasını bilmeli. Peki siz işinizi eğlenceli olarak nitelendiriyor musunuz?

Eğer firmanızda bir kasiyer, görevini insanları kazanmak olarak tanımlarsa korkmayın. Ya da siz böyle tanımlıyorsanız. Ama bununla da yetinmeyin. Her çalışanınızın işine aynı tutkuyla sarılmasını ve yüzünü müşterinize dönmesini sağlayın.

Son olarak Olcay Yılmaz röportajında kariyer planlama sloganlarından bahsetmiş. Çok güzel ve çok yaratıcı.

“Hayallerimin alışverişindeyim, geleceğim bu sepetin içinde.” 

Şu an ben de bu kurumda çalışıyorum. Aslında sadece Proje Stajyeri’yim. Ama Part Time Memur da diyebilirsiniz bana. Öncesinde de Migros’ta 2 yıl kasiyer ve danışma görevlisi olarak çalıştım. Sanırım hayalimin alışverişine başladım. Belki de şu an sadece markette reyonlara bakıp, sepeti henüz boş olan biriyim. Fakat hayal ettiğiniz ve geleceğinizi öngördüğünüz sürece sepetiniz dolmuş demektir.  Çünkü önemli olan başlamak.

Atalarımızın dediği gibi : “Biz seferden sorumluyuz, zaferden değil”. Çok doğru bir söz. Ama ben biliyorum ki zaferi sadece yürekten isteyenler kazanır.

Resim: http://www.migroskurumsal.com/Basin-Aciklamasi.aspx?BasinAciklamasiID=103&height=500&width=600